www.radyomhayat.com/ ve www.emeginsesii.com Ortak yayin


 
   

DERSİM ve MUNZURUN FERYADI-1

   
 


 

 

Dersimli Kızın Hikayesi

DERSİM ve MUNZURUN FERYADI-1

Munzurun Hikayesi

Bir Dilegim Var! Bin Umut olur Musun!

AŞİRET DERSİM

Balaban asiret

Dj DersimliKiz

Radio Girisi

 


     
 

Bizler dalgalarında uçurumlar büyüten bir halkın coğrafyasından geliyoruz. Terli insan ellerinden, suya doymayan gözbebeklerinden, tarihten kıyımdan geliyoruz. Ninnilerinde secereler taşıyan yıkık bir kentin bozkırında; tatlı belalı aşklarından geliyoruz. Dumanlı bir söylemdir bu coğrafyada yiğitlik. Doludizgin öykülerle çatılmış, iki çatal yürek bir destandır söylene gelen. Munzur, sukunet tanrıçasının emzirdiği dersim diyarında bir tan yeridir. Şafak öyle zorlanarak yansımaktadır ki, bir at başı doğacaktır sanki ufuktaki kızıllığın arasından. Çetırdamaktadır sevda yüklü doruklar, Doruklarki güneşin ilk atımında ayaktalar. Doruklarki baş eğmeyi kabullenemediler asla, Asla ihanet etmediler kendi yurduna. Munzur deyince en görkemli haliyle bir dağ sinsilesi ve bir vadi akarı gelir akla. Dersim isyankar kaderiyle eşleşmiş bir anmadır bu. Her dönem kendi renkleriyle birlikte yaşamaya adanmış bir tarihçe. Neden İsyan? İsyan, Mazlumların olduğu diyarların türkülerinden türemiştir. İsyan; bir etkiye verilen en iyi tepkilerden biridir. İnsan olmanın İlk belirtisi, duyumsamanın kendisidir. Doğanın doğasından yana olan her kesin bir kerede olsa ne oluyor diye sormalarını bekliyor Munzur. İnsanlarına verdiği hayatı, kendisi içinde istiyor, ölümün kara yüzünü yıkadım yıllarca, diyor. Şimdi sıra sizde. Bu suyun gözesine dudak banmış sulanmış tohumlarına yüz sürmüş dersim halkınadır çağrısı. Munzur; şimdi kanayan yitik bir coğrafyanın akarı, suskun bir halkın kılamlarını kadınlar üzerine yıkılmış ve kendi içinden mırıldanarak beklemektedir. Sabır taşlarını parçalayarak, dağları yarıp, nazlı nazlı akıp beklemektedir. Başını yatağına vuran hüzünler kadar beklemektedir. Munzur bu; zirvelere kol kanat gerip, gece ışığa düşen ayın berraklığına düşkün bir efsanenin kol başıdır. En başta bu coğrafyanın kadını, kızı, yoksulu, zengini, akıllısı delisi, bebesi, genci, yiğitleri olmalıydı. Zemheride bıyıklarından buzlar sarkan; ayazda govend tutup çapraz fişek takan, yiğitleri olmalıydı. Kadınlı-erkekli ve onuru belleklerinde çelik gürzler gibi taşıyan halkı, her kes bu çağrıyı duymak zorunda. Kendi rengine yüz dönmeyen her varoluş bir başkadır, her kaçış bir inkardır. Dayatılan ne varsa ona şüpheyle bakmak, insan olmanın gereğidir. Bu çağrı dersim kadar gereklidir. Bu çağrı var olmanın gereğidir. Bu çağrı Dersimdir. Bu çağrı Munzur'un kendisidir. Düzgün Baba'dır, Coşik Baba'dır, Baba Mansur' dur, Çoribori'dir, Güzel Bavadır. İktidarlar, zaman aşımına uğramış, soysuzlaşmış, insana yabancılaşmış, bir çok şeyi, insanların temel değerlerini, zorunlu ihtiyaçları gibi gösterip onlardan bir tür bilinç duvarları örebilmektedir.. Geçmişi bilmezsen bir geleceğin olmaz, Halkının nerede olduğunu bilmezsen, nereye gittiğini bilemezsin. Evet bazı yazarların Dersim'i ve Dersim halkını eleştirdiklerini basından okuyoruz.ve biliyoruz Halkı ve Dersimi eleştiren yazarların dersimi tanımadıkları ve bu nedenle eleştirel yakalaştıklarını biliyoruz, Evet biz biliyoruzki Dersimde birahanelerin yaygınlaştırılmasının, magazin programlarının, Reha Muhtar'ın BBG evinin, Televolanin Futbol fanatizminin hizmet ettiği şey, Yaşlı Dersim köylülerininin ülkedeki seçim sonuçlarını tartışamayacakları bir toplumsal kültürünün oluşması çabasıdır. Ama nafile; Dersim varolalı yakasına uzanan kirli elleri çok yakından tanıdı , çünkü bebeklerini zehirleyen o yılanın acılarını yiyerek büyüdü. Otoriteye karşı bir bela olduğundan beri, hiç bir zaman buyruklara itaat etmedi, kendi etini kapısındaki itine yedirdi, ama ele güne rezil etmedi onurunu, Onursuzca yaşamaktansa, yetmişinde dar ağacına yürümeyi kendi endamında hep canlı tuttu. Hep severek, koklayarak büyüttü, bu nedenledirki kaleleri içten fetedilen bir diyar değildi Dersim, ve bunu ancak tarih bilebilirdi. Bir de akılsız başını dersim kayalarına vuranlar bilir. Dağları hep yalçın , mağaraları ağıt yüklü , Bilirimki teslim olmayacaktır. Bu güne kadar dersimli kendine yakışanı yapmıştır. Kimsenin duymadığı görmediği olağanüstü koşullardaki yaşamı irdelerken, demokrasiden yana yüzünü çeviren entellektüellerin dikkatli davranmaları gerekir sanırım. Aksi halde zalimin onca taşının yanında bir dostun tek gülü vurmuşsa yara doğaldır inciniriz. Sayın okurlar munzur böylesi isyanlarla örmüştür dağlarını ırmaklarını, böylesi zorbalıklarla dökülen kanlarla büyümüştür. Çatışma Mazlum olanın dağlarına sırt vermesiyle büyür. Töreleri sökülmüş, kimlikleri yakılmış. secereleri kazınmış bir halkın diyarında başka ne olabilirdi. Munzur'un diliyle yazmış olduğum bu yazı belki bir de insani dürtülerin dile gelmesi ve duyarlıkların kanatılmamasına dair bir istemdir, sadece.

 

 
 

 

 
www.radyomhayat.com/ ve www.emeginsesii.com Ortak yayin
2 Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol